PRP (Platelet Rich Plasma)

Gençliğin sırrı, damarlarımızdaki kanda

Gençliği arayan günümüz insanı, aradığı mucizeyi bizzat kendi içinde buldu. Son zamanlarda giderek daha fazla ilgi çeken PRP yöntemi sayesinde kişinin kendi kanı, cilt ve saç kökü hücrelerini aktif hale getiriyor.

PRP, Platelet Rich Plasma, yani pıhtı hücreleri yönünden zenginleştirilmiş kan serumu ile yapılan işlemin kısaltılmış adıdır.

Etkisi
Pıhtı hücreleri, diğer adıyla trombositler, vücudumuzda hasarlı dokuları onaran ve büyüme faktörleri içeren kan hücreleridir. Dokularda herhangi bir hasar oluştuğunda trombositler o bölgeye göç ederek ve büyüme faktörlerini kullanarak tamir sürecini başlatır, söz konusu dokuyu yeniler.

Kişinin kendi kanından elde edilen trombositçe zengin serum, enjekte edildiği bölgelerde kolajen ve elastin liflerini uyararak cildin yenilenmesini; canlı, gergin, parlak görünmesini sağlar. Saç dökülmesi durumunda ise saç köklerinde yeni kıl foliküllerinin oluşumunu uyararak tedaviye katkı sağlarlar.

Uygulaması
Hastanın kanı steril bir ortamda özel tüplere alınır, belli bir süre santrifüj denen bir yöntem uygulanır ve böylece trombositçe zengin serum elde edilir. Yaklaşık 8 santilitre miktarında hazırlanan bu sıvı, çok ince iğnelerle ve özel bir yöntemle yüz, boyun, dekolte, eller ve saçlı deri gibi ihtiyaç duyulan bölgelere enjekte edilir. Normal bir tüpe alınan kanın santrifüjü ile bu sonuç elde edilemez. Bunun için, PRP konusunda uzmanlaşmış firmaların amaca özel hazırlanmış tüplerini içeren kitleri kullanılır.

İşlem yaklaşık yarım saatte tamamlanır. İlk günden itibaren ciltte parlaklık ve gerginlik görülmesine rağmen kalıcı etki için birkaç hafta beklemek gerekir. İki- dört hafta arayla tekrarlanan 3 veya 4 uygulama sonunda kalıcı bir gençleşme etkisi elde edilir.

Yılda bir kez kürlerin tekrarı önerilir.

Enjekte edilen karışım hastanın kendi kanıyla hazırlandığı için ve işlem steril araçlarla yapıldığı için yan etki riski yoktur. İşlem sırasında oluşan kızarıklık birkaç saat içinde tamamen geçer.

Etkisi
Deride yaşlanma ve ultra viyole ışınlarına maruz kalma sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesi, ciltte esneklik ve parlaklığın yeniden kazanılmasını sağlamak amacıyla yüz, boyun, dekolte ve el sırtına uygulanabilir.

Lazer, peeling gibi uygulamalardan hemen sonra derinin hızla yapılanmasını sağlamak için de kullanılabilir.

Saç dökülmesini önlemek ve yeni çıkan güçsüz saçları kuvvetlendirmek amacı ile saç derisine uygulanabilir.

Bu uygulama iyileşmeyen yaralarda, kas tendon hasarlarında ve diş hekimliğinde de kullanılabilir.

PRP, kanama veya pıhtılaşma bozukluğu olanlara, kan sulandırıcı ilaç kullananlara, hamilelere ve kanser hastalarına uygulanmaz.

Üstünlükleri, sağlanan gençleştirici etkinin sadece belirli bir alana yönelik değil, derinin büyük bir bölümünü kapsamasıdır. Önerilen şekilde ortalama 3 uygulamadan oluşan kürler, yılda bir tekrarlandığında gençleştirici etkisi kalıcı olur.

Copyright © 2012 Doktor Mukaddes Özcan Cilt Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı